Bu 30 dakikalık görüşmenin amacı; içinde bulunduğun döngüyü, ZYY Beş Ayna Sistemi’nin sana uygun olup olmadığını ve gerçekten uygulamaya hazır olup olmadığını netleştirmek.
Yani mesele seni zorlamak değil. Mesele; görüşmeye daha hazırlıklı, daha sakin ve ne istediğini daha iyi bilen biri olarak gelmeni sağlamak.
Çünkü önemli bir görüşmeye girmeden önce insanın aklında bazı soruların olması çok normaldir.
“Bu bana gerçekten uygun mu?”, “Daha önce denediklerim neden olmadı?”, “Bunu sürdürebilir miyim?”, “Şu an doğru zaman mı?”, “Böyle devam edersem ne kaybederim?” gibi soruların varsa, bu sayfa onları görüşmeden önce netleştirmen için hazırlandı.
Bu sayfanın amacı seni bir şeye zorlamak değil. Amacı, görüşmeye daha hazırlıklı, daha sakin ve ne istediğini daha iyi bilen biri olarak gelmeni sağlamak.
Görüşmenin ne olduğunu ve ne olmadığını baştan netleştirelim.
Aşağıdaki sorulardan bazıları sende varsa, bu çok normal. Görüşmeden önce bunlara dürüstçe bakman, konuşmamızı çok daha verimli hale getirir.
Daha önce denediğin şeylerin işe yaramamış olması, senin değişemeyeceğini göstermez. Belki de artık aynı kapının kilidini aynı anahtarla açmaya çalışmaman gerekir.
Asıl soru sadece programın fiyatı değil. Asıl soru şu: Bu döngü 6 ay, 1 yıl, 3 yıl, 5 yıl... daha devam ederse sana neye mal olacak? İnan 5-10 yıl boyunca aynı sıkıntıyı çekmek daha pahalı. Çünkü sana bir hayat kaybettiriyor.
Bazen zamanın olmadığı için değil, sistemin olmadığı için sıkışmış hissedersin. ZYY önce enerjini, dikkatini ve karar gücünü nereye kaybettiğini göstermeye çalışır. ZYY sana zaman kaybettirmez. Farkında olmadan günde 3-5 saat kaybettigin zamanı geri kazandırır.
Bu sistem, her sabah kusursuz disiplinle uyanan insanlar için değil. Başlayıp bırakan, erteleyen, dağılan ama artık bunu değiştirmek isteyen insanlar için tasarlandı.
Bunu görüşmede birlikte anlayacağız. Bu yüzden görüşmenin amacı herkesi programa almak değil; doğru kişiyi doğru sisteme yönlendirmek.
Elbette güvendiğin biriyle konuşabilirsin. Ama bu sorunun bedelini gerçekten kimin ödediğini görüşmeden önce çok net görmen gerekiyor.
Elbette büyük bir kararı güvendiğin biriyle konuşmak isteyebilirsin. Bu çok normal.
Ailen, eşin ya da çevrendeki insanlar büyük ihtimalle senin iyiliğini ister. Buna şüphe yok.
Ama burada dürüstçe görmen gereken bir şey var:
Senin içindeki ertelemeyi onlar senin gibi hissetmiyor.
Telefonu bırakamadığında yaşadığın suçluluğu onlar yaşamıyor.
Sabah kalkamadığında içinden geçen sesi onlar duymuyor.
Odaklanamadığında, kendine kızdığında, “neden yine böyle oldum?” dediğinde o yük onların bedeninde değil, senin bedeninde oluyor.
Onlar çoğu zaman sadece dışarıdan gördükleri kadarını bilirler. Senin zihninde neler döndüğünü, bu sorunun kaç yıldır seni yorduğunu, kaç kez başlayıp bıraktığını, kaç kez kendine söz verip tutamadığını ve kaç fırsatı ertelediğini tam olarak bilemezler.
Bu yüzden bu kararı tamamen başkasının onayına bırakırsan, muhtemelen güvenli görünen cevabı alırsın:
“Biraz daha düşün.”
“Şimdi gerek yok.”
“Sonra bakarsın.”
“Boş ver, kendi kendine halledersin.”
Ama zaten yıllardır seni aynı yerde tutan şey biraz da bu değil mi?
Sonra bakmak. Biraz daha beklemek. Kendi kendine çözerim demek. Başkasının onayı gelmeden hareket edememek.
Elbette fikrini sorabilirsin. Ama kararı verecek kişi, bu sorunun bedelini gerçekten ödeyen kişi olmalı.
Yani sen.
Bunu en baştan açık söyleyeyim:
Ben doktor değilim. Psikolog değilim. Psikiyatrist değilim.
Bu yüzden sana teşhis koymam. Tedavi vadetmem. İlaç, terapi veya klinik müdahale yerine geçecek bir şey sunduğumu söylemem.
Eğer ağır klinik bir durumun varsa, aktif kriz yaşıyorsan, kendine zarar verme düşüncen varsa, gerçeklik kaybı, ağır depresyon, bipolar bozukluk, aktif madde/alkol bağımlılığı gibi bir süreçten geçiyorsan; ZYY senin ilk durağın değildir. Önce uzman desteği almalısın.
Ben bu alana diploma almak için değil, kendi içinden çıkamadığım bir döngüyü çözmek için girdim.
Üniversitede çoğu insan bir dersi geçmek için çalışır. Sınav haftası gelir, notlar ezberlenir, yeterli puan alınır ve bir sonraki döneme geçilir. Yıllar böyle akar. En sonunda elde bir diploma olur.
Diploma değerlidir. Uzmanlık değerlidir. Klinik eğitim değerlidir.
Ama benim yolum başka bir yerden başladı.
Ben bu alana zorunlu olduğum için değil, hayatta kalmak ve kendi zihnimi anlamak zorunda olduğum için girdim.
Ertelemenin içinden geçtim. Motivasyon kaybını yaşadım. Yüksek uyaranların insanı nasıl tükettiğini gördüm. Odaklanamamanın, başlayamamanın, yarım bırakmanın ve kendine kızmanın ne demek olduğunu içeriden biliyorum.
Sonra bunu sadece kişisel deneyim olarak bırakmadım.
ZYY Beş Ayna Sistemi
DEPTH Hedef Türetme Modeli
Dopaminerjik Mükemmeliyetçilik
Hikâye Meditasyonları
Alışkanlık yönetimi ile dopamin yönetimini birleştiren uygulama çerçevesi
Bunlar benim yıllar içinde geliştirdiğim kavramsal modellerdir.
Benim yaptığım şey terapi değil.
Benim yaptığım şey; insanın neden ertelediğini, neden başlayamadığını, neden sürdürmekte zorlandığını, neden sürekli yüksek uyaranlara kaçtığını, neden hedeflerine bağlanamadığını ve neden kendini içeriden tatmin edemediğini açıklayan uygulanabilir bir davranış sistemi sunmaktır.
ZYY’nin iddiası sana teşhis koymak değil. Sana terapi yapmak değil. Sana “3 günde değişirsin” demek değil. Sana motivasyon gazı vermek değil.
ZYY’nin amacı; yıllardır ayrı ayrı savaştığın erteleme, motivasyon, odak, kaygı, özgüven ve anlam problemlerini tek bir sistemin parçaları olarak görmeni sağlamak ve bu döngüyü adım adım kırabileceğin bir yol haritası sunmaktır.
Bu soruyu sorman normal. Ama görüşmeden önce sadece programın fiyatını değil, problemi çözmemenin fiyatını da düşün.
Bu döngü 3 yıl, 5 yıl daha devam ederse kaç sabah aynı yorgunlukla başlayacak? Kaç iş ertelenecek? Kaç hedef yine yarım kalacak? Kaç kez kendine olan güvenin biraz daha azalacak?
Bazen en pahalı şey bir programa para vermek değildir. En pahalı şey, yıllardır seni tüketen problemi üç yıl, beş yıl ve belki de tüm hayat boyunca aynı şekilde taşımaktır.
Belki de zamanın olmadığı için değil, sistemin olmadığı için sıkışmış hissediyorsun.
ZYY sana mevcut hayatının üstüne dev bir yük koymak için tasarlanmadı. Önce mevcut gününün içinde enerjini, dikkatini ve karar gücünü nereye kaybettiğini görmen için tasarlandı. Ayrıca ZYY yorgunluğunu, motivasyonuzlugunu giderdiğinde, konsantrasyonunu geri getirdiğinde ve kaygını/endişeni söndürdüğünde zamanın emin ol çok daha fazla olacak.
Görüşmede bunu da konuşacağız: Bu sistemi gerçekten uygulayabilecek misin, yoksa şu an bunun için doğru zamanda değil misin?
Bunu açık söylemem gerekiyor. ZYY bir tedavi, terapi veya klinik müdahale değildir.
Bu sorulara dürüstçe bakarsan, görüşmeden çok daha fazla verim alırsın.
Şu an hayatında en çok değiştirmek istediğin döngü ne? Erteleme mi, odak mı, motivasyon mu, dijital bağımlılık mı, kaygı mı, özgüven mi, anlam boşluğu mu?
Bu problem ne zamandır devam ediyor? Haftalardır mı, aylardır mı, yoksa yıllardır mı aynı döngünün içindesin?
Daha önce çözmek için neler denedin? Kitap, video, terapi, uygulama, dopamin detoksu, planlama, spor, meditasyon veya başka yöntemler?
Bu sorun çözülmezse 6 ay sonra ne kaybedersin? Zaman, para, fırsat, özgüven, ilişki, sağlık, iş, okul veya kendine saygı?
Gerçekten uygulama yapmaya hazır mısın? Çünkü ZYY sadece dinlenecek bir içerik değil; uygulanacak bir sistemdir.
Bu sayfayı okuduktan sonra senden tek beklentim şu: dürüst gel, hazır gel, gerçekten değişmek isteyip istemediğini düşünerek gel.
Bu görüşmede sana baskı yapılmayacak. Ama kendine karşı dürüst olman beklenecek.
Bu sayfa bir tedavi, terapi, teşhis veya klinik müdahale vaadi içermez; yalnızca görüşme öncesi hazırlık içindir.